Derimiz, dış dünya ile bağlarımızın başladığı organımızdır. Cildimiz, duygularımızı ifade etmek için kullandığımız bir araçtır; kızdığımızda ya da utandığımızda vücut sıcaklığımız artar ve yüzümüz kızarır, gülümsediğimizde yüzümüzde mimiklerin arasında yer alan kaslar şekillenir ve yüzümüzün bazı noktaları kırışır bazı noktaları ise gerilir.

Deri, rahatlıkla görülebilen ve saklanabilen bir organ olmadığından psikiyatri ve psikolojide özel yer tutan bir şeydir. Deri ile beyin arasındaki bağ çok güçlüdür ve bu bağ insanın anne rahminde bir embriyo olduğu döneme dek uzanır.

Biyopsikososyal bakış, rahatsızlıkların çok yönlü olduğunu ifade eder. Yani; fizyoloji psikolojiyi ve psikoloji ise fizyolojiyi dönüştürür. Bu sebeple ciltteki değişimler de insanın hem zihinsel hem de fiziksel davranışlarını etkilemektedir.

sivilce-izlerine-bakan-bir-kadin

Zihinsel davranışlarımız, duygularımızdır. Cildimizdeki değişimler duygularımızı ve dolayısıyla kendimizle ilişkimizi etkiler. Ciltteki herhangi bir problem kişinin kendisini beğenmemesine ve öz saygısının, özgüveninin zedelenmesine yol açabilir. Başkalarından gelen yorumlar kişiyi üzebilir, toplumda dışlanmış ve öteki hissettirebilir. Ciltle ilgili rahatsızlıklar çoğaldıkça ve önlem alınmadıkça, tedavi edilmedikçe ya da bakım yapılmadıkça çok daha ağır tablolara da yol açabilir.

Öyle bir durumdur ki ciltteki rahatsızlığı ruhsal bozukluğu, ruhsal bozukluk ise ciltteki rahatsızlığı tetikler. Bu döngünün kırılabilmesi için psikolojik destek ve tedavinin yanında dermatolojik tedavi ve bakımın da önemi büyüktür. Cilt bakımının ihmali veya doğru şekilde uygulanmayan bakım rutini ya da ağır içerikli ürün seçimleri bu anlamda zararlı sonuçlar doğurabilir.

Cilt bakım ürünlerini seçerken yaşımız, cilt tipimiz, kronik rahatsızlıklarımız ve kullandığımız ilaçlar önemlidir. İçerikler de bunlara göre belirlenip değerlendirilmelidir. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda seçilen ürünler ve belirlenen rutin sayesinde kişinin özgüveni ve kendine saygısı gelişir. Aynaya bakmaktan mutlu olur, insan ilişkilerinde daha girişken, tutarlı ve rahat davranmaya başlar.

Yapılan araştırmalar cilt bakımı ve makyaj uygulamaları esnasında cildimize her dokunduğumuzda beynimizdeki nörokimyasalları (oksitosin hormonu) tetikleyerek ruhumuzu dinginleştirmemizi sağlamaktadır. Bu sebeple cilt bakımı yaparken sakinleşiyoruz. Psikoloji deneyleri yoga ile makyaj esnasında oluşan beyin aktivitelerinin aynı olduğunu göstermektedir. Başka bir araştırma ise cilt bakımı ve makyaj uygulamalarının sadece beyin hasarını etkilemediğini aynı zamanda iyileştirdiğine işaret etmektedir.

cildine-dokunan-mutlu-bir-kadin

Sonuç olarak genç yaştan itibaren ilgi gösterip bakımını yaptığımız cildimiz sadece deri sağlığı için değil psikolojik olarak da güçlü bir yatırımdır.

 

Bu gönderi Vionine Blog yazarlarından Çağla Çetin (@deyncare) tarafından Mayıs 2021 tarihinde yazılmıştır.